25 Mayıs 2012 Cuma

Tabu: Üçüncü Cins



Dünyanın her yerinde çok farklı gelenekler ritüleller ve inançlar var. Fakat çoğu toplumun ortak bir noktası bulunur. Toplumsal cinsiyet kavramı. Pek çok kişi sadece iki tane olduğuna inanır. Erkek ve kadın. Bu ikisi iki biyolojik cinsiyetle örtüşür. Erkek ve dişi. Fakat Hindistanda bazı erkekler cinsel organlarını kesip kadın gibi yaşıyor ve 3. bir toplumsal cinsiyet oluşturuyor. Endonezyada çift cinsiyetli rahipler 5 adet cinsiyet tanıyan bir topluma önderlik ediyor. Bazen en muhafazakar toplumlar bile gelenekleri zorlayanları kabullenmek zorundadır. Fakat çoğu kültür için farklı cinsiyetleri kucaklamak hala tabudur...

İYİ SEYİRLER YORUMLARINIZI BEKLİYORUM CANLARIM:) 

1 Nisan 2012 Pazar

lan aynı benim hayatımı çekmişler dediğim filmler part v1:)

FİLM KOLEKSİYONUMU DÜZENLERKEN BEN DİYE BİR KATEGORİ EKLEMİŞİM. KÜÇÜK BİR KUTUYA 20-30 FİLM KOYMUŞUM BİR BAKTIM FİLMLERE ANLADIM SİZLERLEDE PAYLAŞAYIM DEDİM.  EN BAŞTA BARSELONA BARSELONA YANİ SAĞ TARAFTAKİ FİLM:):)
  BAZI FİLMLERDE ERKEK BAZILARINDA KADIN BAZILARINDA SÖNÜK BİR KAREKTERİM SADECE AMA YİNEDE İÇİMDEKİ BENLERDEN BİRİLERİ
"SİYAH KUĞ" FİLMİNDEKİ GİBİ İŞİNE DELİCESİNE BAĞLANAN MÜKEMMEL DELİSİ
"AŞK VE GURUR" GİBİ ONA DOKUNMAYACAK KADAR GURURDAN ÖLEN
"GUGUK KUŞU" GİBİ ORTALIĞI BİRBİRİNE KATAN  DELİ DÜZENİ ALT ÜST EDEN
"NOTEBOOK" SENELERCE AŞKINI BEKLEYEN 
"LOST AND DELİRİOUS" AŞKI İÇİN ÖLÜMÜ BİLE GÖZE ALAN
"O KADIN" HAYATINA HEP O KADINI UNUTMAYAN
"AŞK DERSİ"  İLK AŞKI TATTIRAN VE BAŞKA HAYATI GÖSTEREN
"ACI AŞK" İKİ KADIN ARASINDA KALAN
"ORGİNAL SİN" SAHTEKAR BİR KADIN
"BAĞLANMAK YOK"SADECE SEX DİYEN
"FELEKTEN BİR GECE"AYDA EN FAZLA 2-3 KERE BELADAN UZAK DURMAYAN BEN:)
VEEEEEE  
"BARSELONA BARSELONA İŞTE BU BENİM HAYATIM ORADAKİ RESSAM BENİM İKİ KADIN BİRİ ESKİ KARISI HALA BİR PARÇASI ONDA OLAN BİRİ İSE YENİ SEVGİLİSİ ÖBÜR KADIN İSE SADECE SEX VEYA DEĞİL ODA KARAR VEREMEMİŞ HAYATIMIN SANKİ 4 SENESİNİ ANLATAN VE BENİM DUYGULARIMI İLİŞKİMİ EN İYİ ANLATAN FİLM" BU ARADA BU FİLMİ PAPATYAYA GÖNDERDİM İZLE DEDİM BELKİ ANLAR DA BU KADAR BOĞMAZ:):):):):)
DEVAMIIIIII GELCEKKKKKKKK (filmleri izlemeyi unutmayın ben diye değil harika filmler söliyim)













23 Şubat 2012 Perşembe

gay ve toplum !!


ALINTIDIR

- bi' şey söyleyeceğim ama vereceğin tepkiden biraz çekiniyorum.

- Noldu lan ne bok yedin gene?

- Ben gay'im.

 On iki yaşından beri tanıdığım bir arkadaşımdı bunu söyleyen. Ben onu tanıdığımdan beri sürekli birlikte okuduğumuz okullarda onun "ibne" olduğu söylenirdi. Ben de sürekli "lan yakışıklı diye kıskandığınızdan öyle diyorsunuz / sevgilisi taş gibi diye bok atıyorsunuz" şeklinde kendisini savunurdum. Kankalık müessesesi bunu gerektiriyordu. Bir de tabii ortaokul çocuğu aklımla "gayse gay amına koyayım size ne" diyemiyordum elbette. Böyle geçen bir on senenin sonunda bana açıklamıştı gay olduğunu. Dolayısıyla şaşırtıcı değildi durum.
Benim en yakın arkadaşımdı. Kardeşimdi. Erkeklerle sevişmesi onu benim için değiştirmedi. Önce bunu bir tarafa koyalım. Birinin kiminle seviştiği karınız/kocanız/sevgiliniz değilse şayet, sizi hiiiç ilgilendirmez. Neden? Çünkü (kelime anlamıyla söylüyorum) size giren çıkan bir şey yok. Ha diyorlar ki erkekler gay'leri kendi erkeklikleri için bir tehdit olarak algılarmış, o zaman ben de bütün erkekleri kendi kadınlığım için tehdit olarak görüyorum. Nihayetinde hiçbir gay'in bir erkeğe tecavüz ettiğini duymadım ama bir ton heteroseksüel errrrkek kadınlara tecavüz ediyor.
Bir de sayın bakanımız var tabii, sevgili Aliye Kavaf. Dünya Sağlık Örgütü'nün 1993 yılında hastalık sınıflandırmasından çıkardığı eşcinselliği 2010 yılında hastalık olarak nitelendirmiş olan çok sevgili bakanımız. Madem eşcinsellik hastalık sevgili bakanım, yok mu hapı, şurubu, aşısı? İyileştiriverelim gençleri. Huzur bulsun dünya.
Bakın ne diyor arkadaşım "eşcinsellik sapıklık diyorlar; bütün aileni, dini, toplumu, devleti karşına alıyorsun. Sapıkça bir zevk için bütün bunları karşısına alır mı insan? Bunca acıya, dışlanmaya dayanır mı?"
Siktiğimin ülkesinde hepimiz, her birimiz korkarak yaşıyoruz zaten. Ölümün ya da yaşaman birilerinin keyfine kalmış. Daha dün içki içiyorlar diye saldırdılar insanlara. Çok şükür ki ölen kalan olmadı. Olabilirdi de. Bu ülkede kadınlar, eşcinseller, çocuklar sürekli olarak tehdit altında yaşıyor. Tacize uğramak istemiyorsan gülme, konuşma, otobüse binme, onu giyme, parfüm sürme, evden çıkma, yaşama!
Gerçi artık geliştirdi kendini bağnazlar da, artık erkekler de tehdit altında yaşıyor, hadi yine iyiyiz!
Belki eşcinsellik hastalıktır hakikaten, belki psikolojik bozukluktur, sapıkça bir zevktir belki de. Peki bundan size ne? Grip olan insanları dışlıyor musunuz? Manik depresif olduğu için cinsel organı kesilen var mı bu ülkede? Ben sado-mazo seviyorum mesela, al bu da sapıkça size ne amına koyayım? Gaylerin size zararı ne? Zorla sizinle birlikte mi olmaya çalışıyorlar? İşyerinde tacize mi uğruyorsunuz? Hiç sanmıyorum! Ayrıca merhaba, ben senelerdir düzenli olarak tacize uğruyorum, bu ülkedeki her bir kadın gibi; çok ahlaklıysanız, çok biliyorsanız beni koruyun!

 ahlak anlayışınıza bacağım girsin oldu mu? Sevgiler!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


20 Şubat 2012 Pazartesi

lost

Bu kocaman odada birşeylerin ağır kokusunu soluyorum ve uçsuz bucaksız kırları özlüyorum. Dalgınlığım, solgunluğum, konuşurken sözcüklerin aradığım görülüyor olmalı ama kulaklarımda büyüyen çığlıkları, göğüsümde patlayan dalgaları ve geceleri yatağımın bie saman çöpğ gibi nasıl havalanıp sürüklendiğini anlayan yok. Kimse şeytanlarla boğuştuğumu bilmiyor

Adalet gibi kaskatıyım, ruhumu gizliyorum. O boğucu baskıya uysallıkla teslim oldum ki bu deli kadın nasıl uysallaştı bu kadar.

              İlk iki gün durmadan öğürdüm ve beton döşemeye eğilip içimdeki safrayı kustum. deli gebe olduğumu sandı kusmuğumu temizlediler hazır çorba ve bitki çayları içirdiler midem yatışsın diye sıtma tutmuş gibi titriyordum ısınayım diye üstüme bataniyeler örttüler. Yaşadığım şoku tanıyorlardı

Üçüncü gün uzun uyudum. Uyandığımda kalkamadım yataktan. Yardımla gidip geldim tuvalette ve kendimi iyi ellerde hissettim. Son aylarımı öyle derin bir yalnızlık, sahte delilikler ve umutsuzluk içinde geçirmiştim ki etrafımdaki nesneleri insanları dahası kendi yaşamımı yaralanmış ruhuma yöneltilmiş birer tehtif gibi algılıyordum. Kim olduğumu eşyanın kendi halindeliğini başkalarının da sevip acı çektiğini ve herkesin teselliye ihtiyacı olduğunu unutmuştum bunları içinde bulunduğun ortamda anlıyorsun dayanışmanın olduğu yerde insanın yeni durumlara uyum sağlaması sanıldığından kısa sürüyor

 başa dönersek  o ve ben

çok uzun  beklemiştim, iyi değilse de kötü davranmadım ona , yeni bir başlangıç ya da sonuç ummuyordum önemli olan gelmiş olmasaydı oturup konuştuk cümlelerimi kuruyup bitmiş sözcüklerden oluşuyordu, artık var olmayan birşeylerden söz ettiğimiz için biraz hüzünlüydü.Tek yönlere kürek çekiyor aynı yerde dönüp duruyordu. Gece yarısından sonra kıyıya değil açığa sürüklendiğimizi görüp kürekleri bıraktık. Yorulmuştuk. Korkuya kapılıp birbirimize sarıldık biz değildik sevişmek bile değildi tenin yumuşak batağında onun isteksizliğine karşılık verdim sadece sonra birşey oldu bir iz gölge tepeden bakan bir merhamet pişmanlık bıkkınlık küçülme anlık bir bulanıklık yada hepsi birden söylenmemesi gereken birşeyler söylenmemiş olabilir zaman üstümüze kapandı.  Beni asla açıkca suçlamıyor ama sözcüklerin arasına sıkıştırdığı anlamlarla herşeyi benim mahvettiğimi ima ediyor. Beni kendisine bir de vijdanımı bağlamaya çalışıyordu . İçimde ele geçiremediği tek vijdanım kalmıştı hiç kimse kötülükten ibaret değildir kötümü yksa iyi bir insanmıyım? diye  bir kez olsun sahiden düşünmemişti onun ruhuyla oynamıştım. Benim müptalam olmuştu o kendini çok güçlü sağlam ve yıkılmaz sanan adamın tek zaafı olmuştum . Bende vazgeçemiyor çağreyi bu ilişkiyi bütünüyle kalpsiz, başı booş bir arzıya dönüştürmekle buldu ve beni nesneleştirmeye çalıştı , beni nesneleştirirken içine daha da çok kapandı içine kapandıkça, daha çok acımasızlaştı oysa  şevkatliydi eskiden hayatımın kadını dediği benim için yaptığı , jestlerde yarattığı sandığı romantizim ve tutkuya rağmen aslında sevmeyi hiç bilmiyordu. Sevgi öğretilmemişti ona hep acımasız ve sağlam olmaya zorlanmıştı onu hayat ve ona geçmişini ve ruhuna bastırmaya çalıştığı ezik çocuğu hatırlatan tek kadın bendim. Sonunda o demir gibi soğuk güçlü bir ilişkinin detaylarını yüksek sesle bile tartışmayı basitlik gören gururuna yediremeyen adam vlkan gibi patladı onu aşağladığımı ,aptal yerine koyduğumu, onu sevseydim aşkımın arkasında olacağımı, korkak olduğumu, yalanlarımla anca kendimi kandırabileceğimi söyledi. Bu güne kadar hep kadınlar onun peşinden koşmuştu hep o ağlatan aldatan asla ele geçmeyen olmuştu . "Hayatımda ilk kez bir kadın beni parmağında beni oyuncak etti benim egomun dışında davrandı hayatına kimseyi sokamıyorsun ama yaatağına sokuyorsun  " diyerek beni kendince hem yüceltmeye hemde aşağlamaya devam ediyordu
kafasında aslında gizliden gizliğe bana boyun eydiğini anlıyor bu durumda onu sertleştiriyordu günlük basit sıradan meseleler uğruna beni aşağlamaya ve hoyratca beni incitmeye başlamıştı yanağımda bir sıcaklık ve iğnelemeler hissediyordum kendini bana vurarak güçlü göstermeye çalışıyordu intikam almaya çalışır gibi bir anda yaşadığım can acılarına karşı koymaya başladım, karşılık verdiğimde çok şaşırdı. Gerçi her ne kadarda bir kadının bir erkeğe ne kadar karşı koysada başarısız olacaktı ufak bir boğuşma sonrası ikimizde yorulmuştuk .
Ona baktığımda kendinden iğrenir gibi kendine baktığını fark ettim.
Bense aşağlanmış kadınlığımı gururmu arıyordum
koşarak evden çıktım arkamdan gelecek ne yüzü nede erkekliği kalmıştı benim için. Koşar adımla 4 kat indim nefes alamıyordum birden astımlı insanlar gibi nefes alışverişim hızlandı çiğerlerimi her ne kadar sonuna kadar havayla doldursamda yetmiyordu iki üç sokak geçtim ki kaldırıma yığılıverdim anne anne anne diye bağıra bağıra ağlamaya başladım sokaktan geçen insanlar hiçbir zaman olmadığı gibi umrumda değildi ,yanımdan geçen taksiler arabalar sanki ağır çekimde yürüyordu yanağımdan artık yaşlar süzülmemesine karşın içimde sanki saatlerdir ağlamamış gibi bir hırs vardı. Düşünmeye başladım ama bu geri dönüşü olmayan bu ölümcül oyuna nasıl sürüklendiğimi açıklayamıyordum, aradan bunca zaman geçmişken ve çok geç olmuşken elimi ilk kez avucuna aldığı gece kim kimler olduğumuzu soruyordum kendime . Belki de biz birbirimizi mahvetmek için bir araya gelmiştik biri başıma gelecekleri önceden söyleseydi asla inanmazdım ve sonra yürümeye başladım
yürüdüm yürüdüm yürüdüm yürüdüm yürüdüm yürüdüm.................

15 Şubat 2012 Çarşamba

Hayat güzel, göreceksin!


Bi'gay'ciğimin bana nacizane hediyesi
seviyorum seni canım beni çok güzel bir notta ekledi.Valla sevgililer gününde iyiki bi'gay ile geçirmişim günümü valla harikaydı onu ayrı bir yazacağım, ama öncelikle daha ilk kapağını açtığım anda hayran kaldığım bir şiiri yazacağım tekrar teşekkür ederim bi'gaycim canım dostum


 Julia'ya Sesleniş

Geriye dönemezsin artık
çünkü hayat hep ileri savurur seni
 tıpku bitimsiz bir uluma gibi.

İnsana özgü neşeyle yaşamalı kızım
ağlayıp durmaktansa
çıkışsız bir duvara karşı.

Köşeye sıkışmış duyacaksın
yitik, kimsesiz duyacaksın kendini
belki hiç doğmamış olmayı dileyeceksin.

Ne diyeceklerinden kuşkum yok sana 
bir anlamı olmadığının hayatın
uğursuz bir şey olduğunu söyleyecekler.

O zaman daima anımsa
bir gün seni düşünerek yazdıklarımı 
tıpku şimdi olduğu gibi..

Yanlız bir adam, bir kadın
nedir ki tek başına
bir toz zerresinden başka?

Oysa sana seslenirken ben 
bu sözleri yazarken sana
diğer insanlar da var benim aklımda

Yazgın sende başlayıp sende bitmiyor
geleceğin kendi hayatın
onurun herkesin onuru.

Direnmeni umuyor onla
neşenle güç vermeni
karışmasını şarkının şarkılarına.

O zaman daima anımsa
bir gün seni düşünerek yazdıklarımı
tıpku şimdi olduğu gibi.

Ne kendini kaptır, ne dışında kal
ve yarı yolda deme asla
pes ediyorum, benden bu kadar.

Hayat güzel,göreceksin
her şeye karşın nasıl da
seveceksin, dostların olacak.

Sonunda bir bakacaksın ki
iyisiyle kötüsüyle 
tüm varlığın olmuş bu dünya.

Bağışla beni, sana başka
ne diyeceğimi bilemediğim için
ama anla lütfen, hala yoldayım ben de.

Ve daima, anımsa
bir gün seni düşünerek yazdıklarımı
tıpkı şimdi olduğu gibi
                        
                                                                           
                                                                             JOSE AGUSTİN GOYTISOLO

9 Şubat 2012 Perşembe

3 kadın 1 erkek:) wohohohoh

Başlıktan anlayacağınız gibi bir delilik yaptık ve ben bir ilki yaşadım ,aslında buna orospuluk dersek daha uygun kaçıyor. Fazla uzatmadan anlatayım

sabaha kadar pamukla konuştuk dertleştik uzun zamandan sonra gerçekten beni dinleyen bir arkadaşım oldu galiba o anlattı ben anlattım birbirimize tavsiye verdik valla sayesinde içimi boşalttım bu güzel telefon konuşmasından sonra yattım saat gibi

telefon çaldı ulan biri öldü diye fırladım yataktan .. sabahın 5.23 üüüüü

pistis: alooooasdslgs
deli: hacı arabayı aldım almaya geliyoruz seni
pistis: delimi sikti uyuyom yaaaaaaa:)
deli: hadi ya giyin almaya geliyoruz bu arada kayganlaştırıcında yanına al
pistis: ne oluy------ dıt dıt dıt dıt

Ulan dedim gene bunlar içti birde öle içkili içkili araba kullanıp geberip gidecekler hemde merağımdan geberdim ne oluyo , kayganlaştırıcı araba vs vs neyse
yarı uykulu giyindim hiç öle bülent ersoy kıvamı birşey beklemeyin çektim eşortmanı. Geldi bunlar anam kirbit çak araba havaya uçar bizim balon hatunda orada (balon lakabını ben koymadım çünki bende bilmiyorum tanıdığım zamandan beri öle diyorlar)
mahalleyi ayağı kaldırmadan bindim arabaya tabi kedinin önünce ciğer yersen olay çıkar bende içtim bok varmış gibi kafam hafif çakır oldu bu sırada ulan neden kayganlaştırıcımı istediniz ses yok! Ulan dedim bu karılar niyeti bozdu beni takma yarakla sikecekler aklımdan böle bin türlü iyi niyetli, güzel şeyler geçerken:):)
Bunlar aralarında şu herif bu herif konuşmaya başladı camdan bakıyom dışarıdaki herifleri tarif ediyorlar dedim bunlar niyeti bozdu ne oluyo demeye kalmadan bizim deli "arabayı durdur" dedi Arabadan indi bankta oturan genç adamla birşeyler konuştu, adam ne oluyor falan demeye kalmadan adamla öpüşmeye başladı arabaya geldiler koltukların hepsini yatırdık
bu sırada pamuk arabayı kullanıyor ! bende böle arkada onları izliyorum falan sonra pamuk tek eliyle bana el attı bende ona attım hatta bayağı el attım. Bizim bir çıkmaz sokak var oraya geldik zaten böle eski evler falan var anca bizi görse görse tinerciler görür görsede bir bok olmaz arabadayız ve kilitli araba yada alt tarafı sikerlerdi yaaa:))))))
Arabayının içinde 3 kadın 1 erkeğiz ve erkek böle şaşkın şaşkın bakıyo cennet vari bir yeremi düştüm diye, sonra arka koltuğa bende geçtim, adamı bir güzel bizim deli soymuş
elimi adamın pantolonuna attım kalkmıştı zaten ve dip not( adamın öyle bir penisi vardı ki benim ve iki arkadaşımı koy gene alamayız süper bir mahluktu) üstten ellemeye başladım o sıra deli adamın göğüslerini boynunu yalıyordu adamın inleme sesleri artmaya başladı ,deliyle birbirimize baktık boşalacak gibilerinden o sırada balon bizi izleyerek kendini tatmin etmeye çalışıyordu. Pantolunun fermuarını açtım ağzıma sığmayacak şekilde penisi ağzıma aldım oral sex yapmaya başladımm yaklaşık 4-5 gel gitten sonra süper bir inlemeyle ağızma boşaldı P:P:P bende hafif toparlandım kapıyı açıp tükürdüm yutmadım sevmiyorum yutmayı ya:))) Arabayı park ettiğimiz yeri kapıyı açtığımda gene kolacan ettim kimsecikler yoktu çıkmaz sokaktı zaten .
 Arabanın içine döndüğümde bizim kızlar hafif toparlanmıştı biizm esrarengiz çocukla konuşmaya başladık. Sevgilisinden ayrılmış uzun bir ilişkiymiş bla bla bla 
balon hala azgındı kısacası hepimiz azgındık hala:):) beni ellemeye başladı bende boşalamadığım için benimde işime gelmişti pantolonu hala üstündeyddi pantolonunu çıkardım oral yapmaya başladım bu sırada, deli'de arkadan beni elliyordu uçuyordum resmen o zevk aleminde bizim esrarengiz çocuğa baktığımda hafifçe penisi kalkmıştı ama daha şaha kalkmamıştı oda üstten üssten elliyordu 2 cü posta için sonra pamuğa delide el attı ben pamuğu yalarken delide göğüslerini yalıyordu sonunda pamuk boşaldıı ama boşalırken öle bir ses çıkardı ki eminim bütün ilçe duymuştur!. Bizim esrarengiz herifin penisi iyice şahlanmıştı bende hafif dinleniyim diye pamuğun kucağına yattım. Deli çoktan esrarengiz adamınkini ağızına almıştı bile adam bizim delinin saçından tuttu ""kucağıma"" gel dedi kucağına otuturdu tek hamleyle içine girdi bizim deli birazcık zorlandı ama iki üçüncü gelişinde adamınki büyük olduğu için canı yandı,kayganlaştırıcımı istedi kayganlaştırıcıyla devam ettiler adam çok hızlıymış bu arada bende izlediğim için böle izlerken tahrik oldum bende adamı yalamaya başladım oda beni ellemeye başladı sonra deliye göz kaş yaptım adamın üstünden indi ,ben geçtim bu sefer ama biraz fazla dar olduğum için kayganlaştırıcıyı biraz fazla sürüp "bana 1 dk verebilirmisin kendimi ayarlayayım" dedim çok az git gelden sonra açıldım
Allahımmmmmm yok böleee birşey uzun süreden beri böle orgazm olmamışttım herhalde yok anam böyle birşeyy hafifçe yığıldım bizimkinin üstüne sonra inipte deli tekrar uğraşmasın  diye hemen toparlanıp kalktım, bu sefer deli geçti oda orgazm oldu sonra gene ben en sevdiğim bölüm :) adamı ben boşalttım gene bu sefer yuttum ama tadıda hafif tatlımsıydı
toplam 4 posta :) yaptıkk ama ben sadece iki kere orgazm olabildim :) 
adamıda bulduğumuz yere bıraktık "eve bıraksaydınız" falan dedi "delide "sen bizi bulduğuna şükret" dedi numara falan istedi vermedik. Deli "pistis gel bizde kal" dedi "yok anam eve bırakın beni" dedim havada zaten aydınlanmıştı, eve geldiğim gibi uyumuşum hemde üstüm başımla uyumuşum duş falan hak getire uyandığımda ilk defa üzerim bildiğiniz sex kokuyordu:) yaklaşık 3 saatlik uykuyla çekime gittim :(:( ama hayatım boyunca unutmayacağım birşey olacak galiba. Ben grup sex'e ama hala karşıyım sevdiğim kişiyi paylaşamam arkadaş ::)

görüşürüz canlarrrr